Cuma, Nisan 06, 2007

İkinci El Motosiklet Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

İkinci El Motosiklet Motosiklet sezonunun açılmaya başladığı şu günlerde motosiklet alım-satım trafiği de iyiden iyiye hızlanmaya başladı. Herkesde bir telaş. Yeni sezona yeni motorla başlama heyecanı, planlar, istekler, hayaller ve tabii ki bütçeler... Kimimiz sıfır motor peşinde, kimimiz ikinci el. Hadi 0 Km motosiklet almak bir dereceye kadar dertsiz. Önemli olan karar vermek ve bütçeyi denkleştirmek. Ondan sonrası kolay. Peki ya 2. el almak da bu kadar kolay mı? Pek sanmıyorum. Hayallerinizdeki motorun 2. elini buldunuz, bütçesi de uygun. Ya motor ne durumda? Geçmişini bilmiyoruz. Başından neler geçti, nasıl kullanıldı, bir arızası var mı, iki gün sonra yolda bırakır mı, masraf çıkarır mı? Bunların hepsi koca koca soru işaretleri. En keyifli dakikalarınızı, rüzgarınızı ve adrenalininizi paylaşacağınız bu yol arkadaşımız ile ilgili kafamızdaki soru işaterlerinden olabildiğince arınmamız gerekiyor.

İşte size bunun için bir kaç faydalı öneri. Bu önerileri uyguladığınızda eminim kafanızdaki bir çok soru işareti de açıklığa kavuşacaktır:

Kullanılmış Motosiklet Alma Kılavuzu

Teknik Özellikler

Kontrolün sakin ve aydınlık bir yerde yapılması için ısrar edilmeli. Bunlar gerçekleştikten sonra aşağıdaki teknik özellikler kontrol edilmeli:

Motor yağ kaçırıyor mu?
Silindir kafası ve gövdesinde, yağ karterinde ve şanzıman çıkışında yağ kaçaklarına dikkat edilmeli.

Teleskobik çatal yağ kaçırıyor mu?
Yağlı kir halkaları ve yağ izleri buralarda yalıtım sorunları olduğunun göstergesidir. Bağlantı körüğü sıyrılarak amortisörlere daha dikkatli bakılmalı.

Motosikletin başından hiç kaza geçmiş mi?
Motor , egzoz ve elciklerle boyadaki çizikler motosikletin kaza yaptığının işaretidir. Eğer boya ve krom kaplamalar dökülmüşse bu bölgelerde bükülmeler olmuş demektir; bunlar da darbe veya kazaların işaretidir.

Alınmak istenen motosiklet çalıntı olabilir mi?
Gidon kilidi sallanıyorsa ve gidon dayanakları eksikse motosiklet ya çalınmıştır ya da kaza yapmıştır.

Arka salıncak yatağında boşluk var mı?
Bunu kontrol etmek için tekerlek yerden kesildikten sonra salıncak kolu şaside sağa sola kaydırılır ve oynayıp oynamadığına bakılır.

Gidon bilyelerinde boşluk var mı?
Ön tekerlek yerden kaldırıldığında gidonun hiç zorlanmadan ve kesintiye uğramadan sağa sola dönmesi gerekir. Bunu yaparken gidon yataklarından vurulma sesleri gelmemeli. Kontrol yöntemi: Gidon teleçatalın altından iki elle kavranır ve tekerlek havaya kaldırıldıktan sonra öne ve arkaya ittirilmeye çalışılır.

Fren balataları kullanılmaz halde mi?
Fren kelepçeleri genellikle içeriye bakılmasını sağlayacak deliklere sahiptir. Bu delikten içeriye küçük bir lamba yardımıyla bakılarak fren balatalarının durumu kontrol edilebilir.

Fren disklerinin durumu nedir?
Disklerdeki derin çizikler balataların dibine kadar kullanılmış olduğunu gösterir. Bu durumda fren disklerinin de yenilenmesi gerekir.

Motosiklette paslanma belirtileri var mı?
Paslanma çoğunlukla motosikletin görüntüsüne olumsuz etki eder. Ancak egzoz sisteminin krom kaplama değil de boyanmış olması durumunda paslanma sorunları var demektir.

Susturucunun içinde paslanma var mı?
Kontrol yöntemi: Lastik bir çekiç veya buna benzer yumuşak bir aletle (soğuk durumdaki) susturucuya birkaç defa vurmak suretiyle içinde pas veya diğer yabancı maddelerin olup olmadığı anlaşılabilir.

Lastiklerin değiştirilmesi gerektiği ne zaman anlaşılır?
Lastiklerin diş derinlikleri 1.6 milimetreden kısaysa değiştirilmesi gerekir. Normal diş derinliği 2 milimetredir.

Zincirin durumu nasıl?
Zincirin arka tekerlek dişlisine geçen kısımları çekildiğinde parçalar dişliden çıkarılabiliyorsa zincirin ömrü tükenmiş demektir.

Motorun durumu nasıl?
Su soğutmalı motorlarda motorun yağı köpüklü veya yoğun ve yapışkansa silindir kapak contası arızalı demektir. Eğer motor zar zor çalıştırılabiliyorsa ve daha soğukken gürültü ve mekanik sesler çıkarıyorsa ya da egzozdan mavi dumanlar çıkarıyorsa o motosikletten uzak durulmalı.

Arka amortisör arızalı mı?
Motosiklet yaylanırken veya amortisörden bozulma sesi geliyorsa ve üzerinde yağ lekeleri varsa amortisörün ömrü tükenmiş demektir.

Jantlar yamuk mu?
Havaya kaldırılan tekerlek hızla döndürülerek bir noktadan takip edilmeli; tekerlek düzenli bir şekilde dönmeli ve "sekiz" çizmemeli. Döküm jantları yamuk olan motosiklet alınmamalı. Telli jantlar tamir edilebilir; ancak masraf çıkarır. Ayrıca jant tellerinin gerginlikleri de kontrol edilmeli. Bunun için tellere bir tornavidayla vurmak yeterli (telden çıkan ses hep aynı olmalı).

Kağıtlar ve Belgeler

1 Karşınızdaki gerçekten motosikletin sahibi mi? Nüfus cüzdanını kontrol edin.

2 Motorun kağıtları üzerinde yazan şasi numarasıyla uyuşuyor mu? Gidon kilidinde yazılı numarayla karşılaştırınız.

3 Motosikletin daha önce kaç sahibi olmuş? Ne kadar az el değiştirmişse o kadar iyi.

4 Servis defteri tutulmuş mu?

5 Servislerde motosikletin tüm kontrolleri yapılmış mı?

Deneme Sürüşü

Satıcı bir deneme sürüşüne onay veriyorsa saklayacak pek bir şeyi yok demektir; çünkü deneme sürüşünde teknik aksaklıklar (çeken yürüyen aksam, kötü frenler veya tekleyen motor) çoğunlukla kendini gösterecektir.

Evet bütün bunları kontrol etmek kafamızdaki soru işaretlerini büyük ölçüde ortadan kaldırılacaktır. Kontrol sonuçlarını değerlendirmek ve karar vermek de size kalıyor artık.

Bu yararlı bilgiler için İstanbul Riders'tan sevgili Cenk Akyıldız'a (uyuss) teşekkürler.

Pazar, Nisan 01, 2007

Kenan Sofuoğlu İngiltere'de de Birinci!

Kenan Sofuoğlu, 2007 Dünya Supersport Motosiklet Şampiyonası'nda Katar'ın ardından İngiltere'de de birinciliğe ulaşarak başarısını pekiştirdi.

Kenan Sofuoğlu

Kenan Sofuoğlu, 2007 Dünya Süpersport Motosiklet Şampiyonası'nın ilk ayağı olan Katar yarışını birincilik ile bitirmişti. Sezonun 3. yarışı olan İngiltere'de de yarışı birincilikle bitiren Sofuoğlu, başarısını bir kez daha kanıtladı.

Hannspree Ten Kate Honda takımda yer alan Sofuoğlu, 22 turdan oluşan Donington Pisti’ndeki yarışı 34:56.601’lik derecesiyle ilk sırada tamamladı.

Sofuoğlu’nun ardından İsviçreli Robin Harms 34:57.365’lik derecesiyle ikinci olurken Japon Katsuaki Fujiwara, 34:57.944’lük derecesiyle üçüncü oldu.

3 yarışta 2 birincilik 1 ikincilik elde eden Kenan Sofuoğlu, 70 puanla en yakın rakibi Japon Katsuaki Fujiwara’nın 27 puan önünde genel klasman birinciliğini korudu.

Sezonun 4. yarışı 15 Nisan’da İspanya’nın Valencia kentinde yapılacak.

Pazartesi, Mart 19, 2007

Motosiklet Nasıl Hayat Kurtarır?

Farkında mısınız? Son yıllarda gazete köşelerindeki motosiklet yazıları ve yazarları, İstanbul Park'ta gururla ağırladığımız MotoGP yarışları, bir kısmı bölünerek de olsa giderek çoğalan motosiklet toplulukları ve İstanbul Riders olarak bizim de bir ucundan tutmaya çalıştığımız TV programları ile motosiklet giderek toplumsal hayatımızda daha fazla yer edinmeye başladı.

Bunun belli bir ölçüde sevindirici olduğunu söyleyebiliriz ama yeteri kadar değil. Yeteri kadar değil çünkü, ilginin artması, kullanımının yaygınlaşması, motosiklet kültürünün ve motosiklet bilincinin de aynı oranda yaygınlaştığı anlamına gelmiyor maalesef. Bu alanda daha katedilmesi gereken uzun bir yol görünüyor önümüzde.

Nereden mi çıkarıyorum bunu? Sadece bir örnek vereyim: Bugün büyük şehirlerde trafik sorunu neredeyse kriz haline gelmişken, nedense bir alternatif olarak dahi motosiklet gündeme getirilmiyor, kullanımı teşvik edilmiyor. Aynı şekilde çevre kirliliği, yakıt tasarrufu konularda motosiklet camiasında dile getirilenlerin dışında kimseden ses seda çıkmıyor.

Bu da gösteriyor ki toplum olarak halen yeterine benimseyemedik bu iki tekerlekli makinaları. Peki benimsesek ne olurdu? Ya da şöyle söyleyelim: Gelecekte motosiklet kullanımı dört tekerlerle eşit düzeye ulaşsa hatta onu da geçseydi hayatımız nasıl olurdu?

Geçenlerde www.gelecekci.com adlı bir internet sitesinde bununla ilgili bir yazı okudum. Genel olarak "bugün ve gelecekle ilgili yorumlar"ın yer aldığı sitede "Kişisel Taşıtımızdaki İdeal Tekerlek Sayısı Kaçtır?" başlıklı yazının bir bölümünde "Çoğunluğun Motosiklet Kullandığı bir Şehir Nasıl Bir Şehir Olurdu?" sorusunun yanıtları sorugulanıyordu. İşte o yazıdan iki çarpıcı yanıt:

1. Ambülanstaki hasta olduğumuzda yaşama ihtimalimiz artardı.

2. Randevu zamanlarımızı dakika olarak verebilirdik.

3. Sonraki aşamaya yani bisikletlilerin sayısını arttırma aşamasına geçebilirdik.

Yukarıdakilere ek olarak bir iki yanıt da ben ekleyeyim:

Bisikletlerin de çoğalacağını hesaba katarsak, büyük bir ihtimalle daha temiz bir çevrede yaşıyor olurduk.

Daha az yakıt tüketirdik, yani fosil yakıtlara daha az ihtiyacımız olurdu.

Hem azalan yakıt ihtiyacının, hem de trafikte kazanılan zamanların neden olacağı verimliliğin ülke ekonomisine olumlu katkısı olurdu.

Kısaca özetlemek gerekirse yaşam kalitemiz artardı.

Ama dedim ya, o noktaya ulaşabilmek için daha önümüzde epeyce bir yol var gibi görünüyor.